
“İnsanlar yasaları ancak yasaları koyanların huzurunun kaçmayacağı noktaya kadar bozabilirler.”
Erling Jepsen’in ağlamanın sanatı adlı romanından uyarlanan bu kült film, büyük şehir polisinin küçük bir kasabaya tayin edilişiyle (sürülmesiyle) başlar. Dışarıdan bakıldığında her şeyin kendi durağanlığında aktığı küçük bir kasabanın ve onun gizemli bataklığına bir yolculuğa çıkarız. Orada bir nevi sürgün hayatını bitirip kendi şehrine dönmeyi planlayan Robert, hiçte tahmin edemeyeceği olayların içinde bulur kendini. Film Coen Kardeşlerin ve David Lynch’in sinema dilinden izler taşımasına rağmen, bir o kadar da kendi orijinal hikâyesini anlatır izleyiciye. En başından itibaren küçük kasabanın kendi yaşam düzeni ve Robert’ın öğrendiği ve tek bildiği büyük şehrin düzeninin çatışmasını, beklenmedik sürprizlerle dolu kendi dünyasındaki bu kasabanın içinden izleriz. Film bir çok sahnede izleyicinin gözlerini daha fazla açıp, dikkatini daha fazla filme yoğunlaştırır. Yönetmen Henrik Ruben Genz diğerlerinin yaptığı gibi, birçok sahte soru işaretleri yaratıp “ne kadar da gizemli bir film yaptım” kaygısından uzakta, filmi inanılmaz güzel bir finalle bitirir. Film bittiğinde oturduğunuz koltuğun kenarından düşecek gibi yalpalayacaksınız.
Koray Özhan
korayozhan@hotmail.com
Almanya
Avusturya
Belçika
Bosna Hersek
Bulgaristan
Çek Cumhuriyeti
Danimarka
Estonya
Finlandiya
Fransa
Gürcistan
Hollanda
İngiltere
İrlanda
İspanya
İsrail
İsveç
İsviçre
İtalya
İzlanda
Kazakistan
Macaristan
Makedonya
Norveç
Polonya
Portekiz
Romanya
Rusya
Sırbistan
Slovakya
Slovenya
Türkiye
Ukrayna
Yunanistan
Serbest Yazılar


















"Terribly Happy" için 0 yorum yapılmış